Almanca Eczanede Konuşma: 25 Nazik Cümle

Almanca Eczanede Konuşma: 25 Nazik Cümle

Almanca eczanede konuşma, Almanya’da günlük hayatı daha rahat sürdürmek için çok işe yarar. Bu rehberde bir ilacı sormaktan reçete teslim etmeye kadar kullanabileceğiniz 25 nazik cümleyi, Türkçe anlamlarıyla bulacaksınız. :pill:

Sağlık notu: Bu içerik tanı veya tedavi önerisi vermez; yalnızca iletişim kalıpları öğretir. Şiddetli, ani ya da endişe verici bir şikâyette eczane diyaloğuyla yetinmeyip tıbbi yardım alın.

Eczaneye girerken kullanabileceğiniz temel kalıplar

Almancada eczane için die Apotheke denir. Nazik bir giriş için Guten Tag ve bitte yeterli bir başlangıçtır.

Almanca kalıp Türkçe anlamı Ne zaman kullanılır?
Guten Tag, ich brauche Hilfe. Merhaba, yardıma ihtiyacım var. Konuya nazikçe giriş yaparken
Können Sie mir bitte helfen? Bana lütfen yardım edebilir misiniz? Bir ürün veya işlem sorarken
Ich suche eine Apotheke in der Nähe. Yakında bir eczane arıyorum. Henüz eczaneyi bulmadıysanız
Haben Sie heute Notdienst? Bugün nöbetçi misiniz? Mesai dışı hizmeti sorarken
Sprechen Sie Englisch? İngilizce konuşuyor musunuz? Daha rahat açıklama gerektiğinde

Almanca eczanede konuşma için 25 cümle

Her cümleyi kendi ihtiyacınıza göre yavaşça okuyun. Ich yerine eşiniz veya çocuğunuz için konuşuyorsanız kişi zamirini değiştirebilirsiniz.

  1. Guten Tag, ich brauche Hilfe.
    Merhaba, yardıma ihtiyacım var.
  2. Können Sie mir bitte helfen?
    Bana lütfen yardım edebilir misiniz?
  3. Ich suche etwas gegen Kopfschmerzen.
    Baş ağrısına karşı bir şey arıyorum.
  4. Ich habe Halsschmerzen.
    Boğazım ağrıyor.
  5. Ich habe Husten und Schnupfen.
    Öksürüğüm ve burun akıntım var.
  6. Mein Kind hat Fieber.
    Çocuğumun ateşi var.
  7. Seit wann soll ich das nehmen?
    Bunu ne zamandan itibaren kullanmalıyım?
  8. Wie oft soll ich das nehmen?
    Bunu ne sıklıkla kullanmalıyım?
  9. Wie nehme ich dieses Medikament ein?
    Bu ilacı nasıl kullanırım?
  10. Soll ich das vor oder nach dem Essen nehmen?
    Bunu yemekten önce mi sonra mı kullanmalıyım?
  11. Gibt es das auch ohne Rezept?
    Bunun reçetesiz olanı da var mı?
  12. Ich habe ein Rezept vom Arzt.
    Doktordan bir reçetem var.
  13. Hier ist mein Rezept.
    Reçetem burada.
  14. Kann ich das Rezept heute einlösen?
    Reçeteyi bugün kullanabilir miyim?
  15. Ist dieses Medikament verschreibungspflichtig?
    Bu ilaç reçeteye tabi mi?
  16. Haben Sie eine günstigere Alternative?
    Daha uygun fiyatlı bir alternatifiniz var mı?
  17. Gibt es eine andere Packungsgröße?
    Başka bir ambalaj boyutu var mı?
  18. Ist das für Erwachsene oder für Kinder?
    Bu yetişkinler için mi, çocuklar için mi?
  19. Darf ich das mit anderen Medikamenten nehmen?
    Bunu başka ilaçlarla birlikte kullanabilir miyim?
  20. Ich habe eine Allergie gegen Penicillin.
    Penisiline karşı alerjim var.
  21. Können Sie das bitte aufschreiben?
    Bunu lütfen yazabilir misiniz?
  22. Können Sie bitte langsamer sprechen?
    Lütfen daha yavaş konuşabilir misiniz?
  23. Muss ich dafür selbst bezahlen?
    Bunun ücretini kendim mi ödemeliyim?
  24. Kann ich mit Karte bezahlen?
    Kartla ödeyebilir miyim?
  25. Vielen Dank für Ihre Hilfe.
    Yardımınız için çok teşekkür ederim.

Reçete, ürün ve ödeme kelimeleri

Almanca Türkçe Kısa örnek
das Rezept reçete Ich habe ein Rezept. — Bir reçetem var.
das Medikament ilaç Das Medikament ist neu. — İlaç yeni.
rezeptfrei reçetesiz Ist das rezeptfrei? — Bu reçetesiz mi?
verschreibungspflichtig reçeteye tabi Es ist verschreibungspflichtig. — Reçeteye tabidir.
die Krankenkasse sağlık sigortası kurumu Die Krankenkasse bezahlt das. — Sağlık sigortası bunu ödüyor.
die Zuzahlung katkı/ilave ödeme Wie hoch ist die Zuzahlung? — İlave ödeme ne kadar?

Kısa bir eczane diyaloğu

Kundin: Guten Tag, ich habe Halsschmerzen. Können Sie mir bitte helfen?
Apotheker: Natürlich. Haben Sie auch Fieber?
Kundin: Nein, aber ich huste viel.
Apotheker: Nehmen Sie schon andere Medikamente?
Kundin: Nein. Wie nehme ich das ein?
Apotheker: Bitte lesen Sie die Packungsbeilage. Bei Fragen können Sie jederzeit wiederkommen.

Türkçesi:

Müşteri: Merhaba, boğazım ağrıyor. Bana lütfen yardım edebilir misiniz?
Eczacı: Elbette. Ateşiniz de var mı?
Müşteri: Hayır ama çok öksürüyorum.
Eczacı: Hâlihazırda başka ilaç kullanıyor musunuz?
Müşteri: Hayır. Bunu nasıl kullanırım?
Eczacı: Lütfen prospektüsü okuyun. Sorunuz olursa her zaman tekrar gelebilirsiniz.

Daha doğal konuşmak için üç ipucu

  • Sie kullanın: Eczacıyla ilk konuşmada resmî hitap olan Sie daha güvenlidir.
  • Bilmediğiniz kelimeyi açıklayın: Ich weiß das Wort nicht, aber … (Kelimeyi bilmiyorum ama…) diyerek belirtiyi basitçe tarif edebilirsiniz.
  • Anlamadıysanız tekrar isteyin: Können Sie das bitte wiederholen? (Bunu lütfen tekrar edebilir misiniz?) cümlesi çok kullanışlıdır. :speaking_head:

Sık karıştırılan iki ifade

Medikament ilaç anlamına gelir; Rezept ise doktorun düzenlediği reçetedir. Rezept kelimesi yemek tarifi anlamına da gelebilir; eczane bağlamında kastedilen doktor reçetesidir. Ayrıca etwas gegen Kopfschmerzen yapısındaki gegen, “baş ağrısına karşı” anlamı verir; ilaç adı söylemeden ihtiyacınızı nazikçe anlatmanın pratik yoludur.

Kaynaklar